TAHTACILAR, TAHTAKUŞLAR KÖYÜ VE 5 TELLİ SAZ
Vatan Özgül
Akçay’a 5 kilometre uzaklıkta olan
Tahtakuşlar Köyü, Türkiye’deki ilk ve
tek özel etnoğrafya müzesine sahip olması gibi değişik bir özelliğe sahip olan
köydür. Geçmiş kültürüne, gelenek ve
göreneklerine sıkıca bağlı olan bu köy ile ilgili televizyonda birçok program
yapılmış, bazı folklor ve coğrafya dergilerine de konu olmuştur.
Tahtakuşlar köyü, Kazdağının eteğinde kurulmuştur. Bu köyde yaşayanlar
Tahtacıdır. Tahtacılar, Ege ve Akdeniz bölgesinin özellikle dağlık kesimlerde
yaşamlarını sürdüren Alevi-Türkmen aşiretidir. Tahtacı isminin, geçmişte
ormancılık ve dolayısiyle tahtacılıkla uğraşmış olmalarından ileri geldiği
söylenmektedir. Geçmişte göçebe olarak yaşayan bu aşiret, yerleşik yaşama ayak
uydurmuş durumdadır. Toroslar’da hala
göçebe hayat sürdürenleri bulunmaktadır. Tahtakuşlar Köyünün yakınlarında
bulunan diğer Tahtacı köyleri ve
mahalleleri; Mehmet Alan Köyü, Hacı Hasan Köyü, Çamcı Köyü, Yassı Çalı Köyü,
Doyram Köyü, Kavlaklar Köyü, Güre Beldesi Türkmen Mahallesi ve Pelitili Köyü
Türkmen Mahallesidir.
Akçay çevresinde Yörük ve Türkmen köyleri bulunmaktadır. Yörükler, Sünni İslam inancındadırlar.
Türkmenler ve Yörükler her ne kadar birbirleri için ‘Aramızda soğan zarı gibi ince fark var’ deselerde bu farklı dinsel inanç içindeki
köyler arasında hemen hemen hiçbir sosyal ilişki bulunmamaktadır. Her iki topluğun, geçimlerini zeytincilik ile
sağlıyor olmaları ortak özellikleridir.
Tahtacılar’ın kendilerine has gelenek ve görenekleri vardır. Özellikle köy
düğünleri görülmeye ve görüntülemeye değerdir. Cem törenlerinde semah haricinde nefes adı verilen bir tür deyiş okurlar. Deyişten farklı olarak nefesde, söz çok daha
ön plandadır.
Ağustos 1995’in ilk haftasında,
Tahtakuşlar köyünde bulunan ve ‘5 telli saz’
adı verilen bağlama hakkında amatör bir araştırma yapılmıştır. Bu sazla ilgili
bilgi toplanması amaçlanmıştır. Ne yazık ki bu sazı icra eden bir kimseye
rastlanamadığı için özellikle çalma tekniği konusunda yeterli bilgi elde
edilememiştir. Köyde saz çalma geleneğinin körelmeye başladığı gözlemlenmiş, 5
telli sazı imal eden son kişinin de yakın tarihte öldüğü öğrenilmiştir. Köylü gençler, 5 telli saz yerine, kısa sap
bağlamayı ya da karadüzen bağlamayı tercih etmektedir. Bu köyde yaşamış bir dedenin, 1982 yılında yapılmış olan ses
kaydı, aslından kopya edildikten sonra incelenmiştir.
Bu inceleme sonucunda nefes ve 5 telli saz hakkında kısıtlıda olsa bir
takım yorumlara varılmıştır.
.Nefes sırasında 5 telli saz karadüzen akorduna getirilmekte ve sadece söze dem
tutmak amacıyla Sol karar perdesi üzerinden çalınmaktadır.
.
Sazın icrası oldukça verimsizdir. İcra sırasında yalnızca 3 perde
kullanılmaktadır.
5
telli sazı incelediğimizde, günümüz standart bağlamalarından oldukça farklı
yanlarının olduğu göze çarpmaktadır. Bu
sazın başlıca fiziksel özellikleri :
. 9 perdelidir.
. Komalı perdeleri bulunmamaktadır.
. Göğüs üzerinde 3 ufak ses deliği vardır. Fakat günümüzde kullanılan standart
bağlamalarda olduğu gibi gövde üzerinde
ses deliği yoktur.
. Köprü ve eşiklerde teller eşit
aralıklı olarak dizilmiştir.
Özellikler
hakkında yorumlar :
. 9 perdeli oluşu tipik eski bir Türk Sazı görünümü vermektedir. Günümüzde kullanılan standart karadüzen
bağlamalar 23 perdeli olduğu halde 1970’lere kadar 12, 17 perdeli bağlamalar
çoğunluktaydı. Nitekim, Aşık
Veysel’in, Muzaffer Sarısözen’in kullanmış oldıkları bağlamalar, bu tipten bağlamalardır.
.
Komalı seslerin olmayışı şaşırtıcı değildir. İslam’dan önceki Türk Müziği pentatoniktir. Pentatonik Müzik Sistemin’de 5 ses vardır.
Türkler, Yukarı Mezopotamya ve Anadolu’ya göçleri sırasında Araplar ile yakın
temasa geçmişlerdir. Sosyo-Kültürel ilişkiler sonucu Türkler’in, toplumsal
yaşamıyla birlikte, müziğinde de değişimler olmuş böylelikle Türk Müziği’ne
komalı sesler girmiştir. Bu değişim ilk
etapta, yerleşik yaşama geçmiş Türk topluluklarında görülmüştür. Göçer hayat biçimini yakın geçmişe kadar
sürdüren topluluklar, her ne kadar
İslam’ı seçmişlersede, (Alevi ya da Sünni İslam) yerleşik yaşamdan ve onun yoğun etkisindeki
Arap Kültüründen göreceli olarak daha az etkilenmişlerdir. Günümüzde
bazı Şaman geleneklerini, gerek tapınmalarda gerekse günlük yaşamda
sürdürüyor olmaları bunun göstergesidir.
. 3 sayısı birçok toplumda, dinde, mezhep ve tarikatta değer verilen bir
sayıdır. Örneğin; Hristiyanlıktaki
Kutsal Üçleme, Tanrı, İsa ve Kutsal Ruhtan kaynaklanır. Haç çıkarma sırasında yapılan 3 kademeli hareketin sebebi bu Kutsal Üçlemeden
gelir. Toplumumuzda da 3 sayısı oldukça
sık vurgulanan sayılandandır. ‘Üç
vakte kadar kısmetin olması’ ya da ‘Allah’ın hakkı üçtür’ gibi deyimler ve
kalıp sözler buna örnek olarak verilebilir. Silsilesi
Hz Ali’ye ve oradan Hz. Muhammed’e çıkan mezhepler ve tarikatlarda ‘Allah,
Muhammed, Ali’ üçlemesinden dolayı 3 sayısının yine büyük önemi vardır. Akustik müzik aletinde bir gereklilik olan ses
deliğinin, 5 telli sazda 3 adet bulunması, bu üçlemeden kaynaklandığı
düşünülebilir.
. 5 telli oluşu, zaten bu müzik aletini başlı başına ilginç kılan
özelliğidir. Eşit aralıklar ile köprü
ve eşiklerde sıralanıyor oluşu, alete fazladan bir simetri kazandırmıştır.
Sonuç olarak, 5 telli saz, etnomüzikolojik açıdan ciddi olarak incelenmeyi
beklemektedir. Bu sazın, Kültür Bakanlığı, ilgili kurum ya da kuruluşlarca
incelemeye alınması ve gelecek kuşaklara aktarılması bir gerekliliktir.