Kitapevi, Kitap arsivimize ulasmak icin tiklayin lütfen
Ana Sayfa Kitapevi Kaynakça Linkler Haberler Katkıda Bulunanlar

e-mail

English Turkish

 Alevilik Araştırmaları
 Türkçe Araştırmalar 
 Other Researches
 Arşiv Belgeleri
 Araştırmacılar
 Tezler ve Özetleri
 Anket Formu
 Aleviliğin Temelleri
 Alevilik Tarihi
 İnanç Esasları
 Alevi Edebiyatı
 Dedeler ve Ocaklar
 Kronoloji
 Kurumlar
 Alevilikte Cem
 Diğer Konular
 Resimlerle Dedeler
 Etkinlikler
 Bektaşi Fıkraları
 Türkülerimiz
 Site Arşivi
 Site Anketi
 Yarışma
  Duyurular.. Announcements

Garip Dede Derneği İnternette

Kuruluşundan bu yana çok kısa bir zaman olmasına karşın başarılı çalışmalar ve İstanbul'a güzel bir cem kültür merkezi kazandıran Garip Dede Derneği, internetteki yerini aldı. Bu sitenin yapımında emeği geçen gençlik komisyonundaki özverili gençlerimize başarılar diliyoruz. 

Karaca Ahmet Derneği İnternette

Anadolu'nun en bilinen erenlerinden Gözcü  Karaca Ahmet Sultan adına 1960'larda kurulmuş Karaca Ahmet Sultan Derneği internette kapsamlı bir site ile yer alıyor. Bu sitede derneğin yayın organı olan Gönüllerin Sesi Dergisi'nde yayınlanan makalelere de yer veriliyor. Siteyi hazırlayanlara Editörler olarak başarılar diliyoruz.

aaa_halk_bilim.gif (7305 bytes)Halk Bilimi Dergisi

Anadolumuzun Halk Bilimine gönül vermiş gençlerden oluşan Ortadoğu Teknik Üniversitesi Türk Halk Bilimi Topluluğu'nun çıkarmış olduğu bu güzel dergiyi herkesin okumasını öneriyoruz.

buyutec.gif (300 bytes)St. Pölten Alevi Kültür Birliği geçtiğimiz Ağustos ayında Alevi Halk Gerçeği adlı bir yayın organı çıkarmaya başladı. Kendilerine yayın hayatında başarılar dileriz.

St.Pölten A.K.B Herzogenburger str. 66 A-3100 St.Pölten

Tel: 02742-258 731

Sayfa editörlerine alevilikbektasilik@yahoo.com adreslerinden ulaşabilirsiniz. 

Editörler
Ali Yaman
Aykan Erdemir
Müslüm Güler
English Information About Us
Makalelerde yer alan görüşler yazarlarına aittir. Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları Sitesini bağlamaz.

Şamanlar (Kamlar)
 

            Hayatlarını çalışarak kazanan Altay Halkının  içinde  onları  sömüren insanlar da  vardır. İşte bu insanlar yani Şamanlar, Altay Halkından  ruhlar  için atlarını, hayvanlarını  ve  koyunlarını kurban etmelerini  talep ederek  onları  zor bir  duruma  düşürürler,  hatta bazı insanlar’ın  bu  talepleri  karşılamak  uğruna iflas ettikleri  dahi  görülmüştür.

            Şamanlar  kurbanlığı çeşitli nedenlerle sebeplerle talep ediyordu bu sebepler: İnsanların hastalığında, mallarının azalmasında, zanaatindeki  başarısızlığında vb. Altaylı Şamanlar’ın  bakış  açısı, düşüncesi  ilkel dinlerden  kalmış. Şimdi ise  Şamanlar bu düşüncelerden halkı sömürmek  için faydalanmaktadır.

            Şamanlar, hayatlarını çalışarak  kazanan Altay Halkını gökte, yerde ve  yeraltı dünyasında  var olan iyi  ve  kötü  ruhların karşısında ne kadar  güçsüz ve çaresiz olduklarına inandırdı.  İnsanların yaşamlarındaki  her olayın neticelerini  ruhlara  bağlayarak  ruhların  hayatında  her  anında etkin  rol  oynadığını anlattı.  

            Ruhların  en korkuncu ise yer altı dünyasında  kara çamurdan  yapılmış olan sarayında  yaşayan Erliktir.

Onun çenesi  iki  büyük gemiye benzer, vücudu  tüylü, sakalları  ise  etrafa  sallanmaktadır. Bıyıkları ise  kulaklarına  kadar  gelir. Erliğin Kara Boğası vardır  ve  onun  üstüne  binerek yer altı dünyasında dolaşmaktadır. Erlik, her sabah dumanla kaplı bir gölden insan  kanı içer. Erlik, en korkunç  ve  en büyük canavardır. O, Altaylılar’ın  başarılı  olmasına  izin  vermez  ve Şamanlardan sürekli  yeni kurbanlar talep eder. Altaylılar, Erlik’in oğullarının yönetimi ve faaliyetleriyle Rus yönetiminin faaliyetlerini  karşılaştırarak Erlik’in oğulları  için  “ onlar bölgenin yöneticisidir.”[1] dediler.

            Şimdi de bunların  sebeplerini açıklayalım: Durumları iyi  olan  Altaylıların  bile her yıl, bazı  yıllarda ise üç defa, açık renkli  ve  genç (3-4) yaşlarındaki atlarını kurban  vermeleri gerekirdi. Ailede  birisi  hastalanırsa, mallar  azalırsa, işlerinde başarısız  olurlarsa bu insanlar Şaman’ın emriyle  iflas edene  kadar  kurban keserlerdi. İşte bu iflas etme durumu  çok  sık  olurdu  ve  bu durum 1930’lara kadar  devam etti. Başka bir  deyişle Şamanlar’ın  sömürgecilik faaliyetleri tamamıyla sona erdirilene kadar.

            Bir zamanlar “Kızıl Oyrot Gazetesi” Şamanların  ayıplarını  ve  sömürü  faaliyetlerini  açıkça  anlatmaktaydı. Ben de örnek  olarak  bu  gazeteden  bu  konu  hakkında  yazılmış bir  yazı   S: 309 vereceğim : “Maymin bölgesinde Saydıs’ta  yaşayan  iki vatandaş  bulunmaktadır. Bu insanlar Şamana  inanıp bütün  mallarını  kaybetmişler. Onlardan biri Edokov  Makar  bir  gün  hastalandığında şaman’ı  çağırmış  ve  iki  sene  içerisinde şaman’a  kurbanlık  olarak 12 hayvan, 25 kova  bira, yaklaşık  30 pud ( 1 pud – 16.38 kg) ekmek  vermiş. İkinci  vatandaşın adı Dyadeyev Gavriil  bütün  hayvanlarını  şaman’ın  sözüyle  kurban  etmiş  ve  sonunda da  kendisi de  vefat  etmiştir. Bu konuyu  yazan  muhabir bizim  Altaylı arkadaşlarımız işte  böyle  iflas  etmektedir  demektedir.[2] 

            Çalışan, emeğiyle kazanan  Altaylıları vermelerini  istedikleri kurbanlıklarla iflas ettiren  şamanlar; Altaylıların arasında son  derece düzensiz olan  yaşamlarıyla yine de  kendilerine inandırmayı başarmışlardır. Kamlar’ın açıklamalarına  göre bir adamın  zengin olabilmesi ruhların  isteğine  ve  verilen  kurbanın sayısına  bağlıdır. Örneğin, şaman’ın  düşüncesine göre: kurbanlık hayvanların yavruları  “ İkinci Gökte” yani Ülgenya  Tanrısına giden yoldaki  “zengin Kayın” ağacının üstünde olurmuş. Şaman, Ülgenya’ya  at kurban edildiği  zaman onları  uçurabilirmiş. Bundan  şu  sonucu çıkarabiliriz. Zengin sadece zengin  adam  olabilir. Fakirlerin  ise zengin  olabilme  olasılıkları  yoktur. Çünkü, sadece  zenginler mal, bira ve şaraplarla bol bol kurban sunabilirler  ve  yine  ruhlardan her  türlü  esenliğin  desteğini alabilirler (hayvan, iyi yayla vs.). Altaylılar’ın  arasında Şamanizm böylece Zaysanlar’ın  yani  zenginlerin  hizmetine  sunulur olmuştur.

            Şamanizm  şüphesiz ki sömürgeciliktir. Çalışan  emeğiyle  kazanan  insanlardan  mal  ve  hayvan  kurban etmesini isteyerek zor duruma  düşürmektedir  hatta  onları  iflas  ettirmektedir. Ayrıca  kurban edilen hayvanın etinden de aslan  payını almaktadırlar.  Tabi ki  şaman’ın  kazancı bununla da  bitmemekte ve yaptığı ayin  için de  para alarak  servetine  servet  katmaktadır. Emeğiyle  çalışan  Altaylıların, şamanlar için söyledikleri güzel  bir  atasözü  vardır ve  bu  atasözü  şamanların  uygulamalarını da  ifade etmesi  bakımından  önem arz etmektedir. “Hayvan  hastaysa köpek  şişman; İnsan  hastaysa şaman şişman.”

            Tabi ki  sadece sömürenler şamanlar  değildir. Ayrıca 1904-1905 yıllarında  ortaya  çıkan Burhan Kültünün  din adamları olan  “yarlıkçı”lar da  vardır. Onlar, Altaylıları sömüren Zaysanların- zenginlerin  yakın  ve  sadık  yardımcılarıdır. S: 310

 

Yazarın adı: A. P. Potapov

Kitap adı: Akademiya Nauk SSSR Oçerki Po İstorii Altaytsev

Basım yeri ve yılı: Leningrad  1953

Çeviren: Engin Akgün      Redaksiyon: Yrd. Doç. Dr. Ali Yaman


 

[1] A.V. Anohin. Materialı  po  Şamanstvu  u  Altaytsev, str.89.

[2] Benim çalışmama  bakınız: “ Poyezdka  v Kalhozı  Çemalskogo Aymaka  Oyratskoy  Avtonomnoy  Oblasti”     ( İzd. AH. SSR, L.,1932, str.44).