|
Hayatlarını çalışarak kazanan Altay Halkının içinde
onları sömüren insanlar da vardır. İşte bu insanlar yani
Şamanlar, Altay Halkından ruhlar için atlarını, hayvanlarını
ve koyunlarını kurban etmelerini talep ederek onları zor bir
duruma düşürürler, hatta bazı insanlar’ın bu talepleri
karşılamak uğruna iflas ettikleri dahi görülmüştür.
Şamanlar kurbanlığı çeşitli nedenlerle sebeplerle
talep ediyordu bu sebepler: İnsanların hastalığında, mallarının
azalmasında, zanaatindeki başarısızlığında vb. Altaylı
Şamanlar’ın bakış açısı, düşüncesi ilkel dinlerden kalmış.
Şimdi ise Şamanlar bu düşüncelerden halkı sömürmek için
faydalanmaktadır.
Şamanlar, hayatlarını çalışarak kazanan Altay Halkını
gökte, yerde ve yeraltı dünyasında var olan iyi ve kötü
ruhların karşısında ne kadar güçsüz ve çaresiz olduklarına
inandırdı. İnsanların yaşamlarındaki her olayın neticelerini
ruhlara bağlayarak ruhların hayatında her anında etkin rol
oynadığını anlattı.
Ruhların en korkuncu ise yer altı dünyasında kara
çamurdan yapılmış olan sarayında yaşayan Erliktir.
Onun çenesi iki büyük gemiye benzer, vücudu tüylü, sakalları
ise etrafa sallanmaktadır. Bıyıkları ise kulaklarına kadar
gelir. Erliğin Kara Boğası vardır ve onun üstüne binerek yer
altı dünyasında dolaşmaktadır. Erlik, her sabah dumanla kaplı bir
gölden insan kanı içer. Erlik, en korkunç ve en büyük
canavardır. O, Altaylılar’ın başarılı olmasına izin vermez ve
Şamanlardan sürekli yeni kurbanlar talep eder. Altaylılar,
Erlik’in oğullarının yönetimi ve faaliyetleriyle Rus yönetiminin
faaliyetlerini karşılaştırarak Erlik’in oğulları için “ onlar
bölgenin yöneticisidir.”
dediler.
Şimdi de bunların sebeplerini açıklayalım: Durumları
iyi olan Altaylıların bile her yıl, bazı yıllarda ise üç defa,
açık renkli ve genç (3-4) yaşlarındaki atlarını kurban
vermeleri gerekirdi. Ailede birisi hastalanırsa, mallar
azalırsa, işlerinde başarısız olurlarsa bu insanlar Şaman’ın
emriyle iflas edene kadar kurban keserlerdi. İşte bu iflas etme
durumu çok sık olurdu ve bu durum 1930’lara kadar devam
etti. Başka bir deyişle Şamanlar’ın sömürgecilik faaliyetleri
tamamıyla sona erdirilene kadar.
Bir zamanlar “Kızıl Oyrot Gazetesi” Şamanların
ayıplarını ve sömürü faaliyetlerini açıkça anlatmaktaydı. Ben
de örnek olarak bu gazeteden bu konu hakkında yazılmış bir
yazı S: 309 vereceğim : “Maymin
bölgesinde Saydıs’ta yaşayan iki vatandaş bulunmaktadır. Bu
insanlar Şamana inanıp bütün mallarını kaybetmişler. Onlardan
biri Edokov Makar bir gün hastalandığında şaman’ı çağırmış
ve iki sene içerisinde şaman’a kurbanlık olarak 12 hayvan, 25
kova bira, yaklaşık 30 pud ( 1 pud – 16.38 kg) ekmek vermiş.
İkinci vatandaşın adı Dyadeyev Gavriil bütün hayvanlarını
şaman’ın sözüyle kurban etmiş ve sonunda da kendisi de
vefat etmiştir. Bu konuyu yazan muhabir bizim Altaylı
arkadaşlarımız işte böyle iflas etmektedir demektedir.
Çalışan, emeğiyle kazanan Altaylıları vermelerini
istedikleri kurbanlıklarla iflas ettiren şamanlar; Altaylıların
arasında son derece düzensiz olan yaşamlarıyla yine de
kendilerine inandırmayı başarmışlardır. Kamlar’ın açıklamalarına
göre bir adamın zengin olabilmesi ruhların isteğine ve
verilen kurbanın sayısına bağlıdır. Örneğin, şaman’ın
düşüncesine göre: kurbanlık hayvanların yavruları “ İkinci Gökte”
yani Ülgenya Tanrısına giden yoldaki “zengin Kayın” ağacının
üstünde olurmuş. Şaman, Ülgenya’ya at kurban edildiği zaman
onları uçurabilirmiş. Bundan şu sonucu çıkarabiliriz. Zengin
sadece zengin adam olabilir. Fakirlerin ise zengin olabilme
olasılıkları yoktur. Çünkü, sadece zenginler mal, bira ve
şaraplarla bol bol kurban sunabilirler ve yine ruhlardan her
türlü esenliğin desteğini
alabilirler (hayvan, iyi yayla vs.). Altaylılar’ın arasında
Şamanizm böylece Zaysanlar’ın yani zenginlerin hizmetine
sunulur olmuştur.
Şamanizm şüphesiz ki sömürgeciliktir. Çalışan
emeğiyle kazanan insanlardan mal ve hayvan kurban etmesini
isteyerek zor duruma düşürmektedir hatta onları iflas
ettirmektedir. Ayrıca kurban edilen hayvanın etinden de aslan
payını almaktadırlar. Tabi ki şaman’ın kazancı bununla da
bitmemekte ve yaptığı ayin için de para alarak servetine
servet katmaktadır. Emeğiyle çalışan Altaylıların, şamanlar
için söyledikleri güzel bir atasözü vardır ve bu atasözü
şamanların uygulamalarını da ifade etmesi bakımından önem arz
etmektedir. “Hayvan hastaysa köpek şişman; İnsan hastaysa şaman
şişman.”
Tabi ki sadece sömürenler şamanlar değildir. Ayrıca
1904-1905 yıllarında ortaya çıkan Burhan Kültünün din adamları
olan “yarlıkçı”lar da vardır. Onlar, Altaylıları sömüren
Zaysanların- zenginlerin yakın ve sadık yardımcılarıdır.
S: 310
Yazarın adı: A. P. Potapov
Kitap adı: Akademiya Nauk SSSR Oçerki Po İstorii Altaytsev
Basım yeri ve yılı: Leningrad 1953
Çeviren: Engin Akgün Redaksiyon: Yrd. Doç. Dr. Ali Yaman
|