![]() |
ALEVİLİKTE CENAZE HİZMETLERİ Mehmet Yaman 1998 |
(Bu kitap tüm Alevi Kültür
Merkezlerinde açılacak “Alevilik Kursları”nda canlarımıza-öğrencilerimize
CENAZE HİZMETLERİNİ tam anlamıyla öğretmek, eğitmek için DERS KİTABI olarak
hazırlanmıştır.)
ALEVİ TOPLUMUNA AÇIK MEKTUPTUR:
Değerli Canlar!
HAZRET-İ
HÜSEYİN’LERİMİZİN, PİR SULTAN ABDALLARIMIZIN, GERÇEK ERENLERİMİZİN, ATALARIMIZ’IN
HAK YOLU OLAN İNANÇ VE KÜLTÜRÜMÜZÜ AYAKTA TUTMAK, BOYNUMUZUN BORCU VE EN KUTSAL
GÖREVİMİZ OLDUĞU İÇİN
Not: Bu konudaki destekleyici görüş ve önerilerinizi bize
bildirmenizi saygıyla arzederiz.
Mehmet Yaman
Alevilik’te
HAK-MUHAMMED-ALİ divanı olarak kabul edilen Cem İbadetinde “Ölmeden önce ölünüz,
hesaba çekilmeden önce hesabınızı görünüz, ahirete kul hakkı ile gitmeyiniz. Hiç
kimseyle alıp vereceğiniz kalmasın. Alnınız açık, yüzünüz ak olsun. Dürüst,
mert, iyi huylu olun. Gerçek erenler safına katılmış insan-ı kâmillerden olun. Halk sizden razı olsun ki, Hak da razı
ola.” ve
“ Döktüğünüz varsa doldurun, ağlattığınız varsa güldürün…”
kuralları geçerlidir ve günümüzde tüm insanların bu kurallara ihtiyacı vardır.
Alevi her nereye
baksa Hakkı orada görür. Tanrı’nın da buyurduğu gibi “kul hakkı” en kutsal
değerdir. Alevi’nin piri, rehberi, mürşid ve
müsahibi vardır. CEM,
“Kırklar Meclisi”nden bize kadar gelen ibadetimizin adıdır. Hz. Muhammed’in, Hz.
Ali’nin, Oniki İmamlar’ın ve erenlerin uyup uyguladığı CEM İBADETİ’ni
dedelerimiz gibi biz de yerine getirmekteyiz. CEM, Aleviliğin
okuludur. Cem olmazsa, Alevilik de olmaz. Bazı kendini bilmezler Alevi ibadetlerini küçümseyerek
böyle ibadet olur mu diyerek, bazı dayatmalarda bulunuyorlar.
Eski bir Diyanet İşleri Başkanı, her sünni yazar gibi Alevi
ibadetinin temeli olan “Kırklar Meclisi”nin uydurma olduğunu, Yunus Emre’nin de sünni
olduğunu söylemişti. Gerçekte ise ilk Alevi- Bektaşi Ozanlarından olan koca Yunus
“Kırklar Meclisi”nin varlığını şu şiirinde bir güzel açıklayarak, onların
yalancı olduklarını bir güzel ispatlamıştır:
Muhammed ile bile MİRAC’a ağan benim
ASHAB-I SUFFE’yile
yalıncak olan benim
Sabr ile kanaatı viribidim
bunlara
KIRK KİŞİ bir gömlekten başın çıkaran benim
O Kırkından birine neşteri çaldımıdı
KIRK’ından kan akıtıp
ibret gösteren benim
Adem Peygamber ile Havvâ yaradılmadan
Uçmak’tan sürülüben o müflis olan benim
Adımı YUNUS taktım
sırrım âleme çaktım
Bundan ileri dahı dilde söylenen
benim
Her
Alevi köyünde, cemevlerinde, dergahlarında, ibadet ve cenaze hizmetlerini yerine
getirecek personele olan ihtiyaç günden güne artmaktadır. Alevinin cem ibadetini Alevi
Din Bilgini(Dede) yönetmeli, Alevi’nin cenazesini Alevi hoca kaldırmalıdır. Bunun için
de OKUL-EĞİTİM şarttır. Çünkü köylerimize ve açılan yüzlerce cemevimize, cem
ibadetini yürütecek yüzlerce, binlerce Dede’ye ; cenaze ve diğer dinsel hizmetleri
yerine getirecek hocalara ihtiyacımız vardır. Öyleyse, okullaşma ve eğitim için
derhal kolları sıvamalıyız! Yoksa, yıllar geçer gider, geriye dönüp baktığımızda,
gelecek kuşaklara ALEVİLİK YOLU-ERKANI konusunda hiçbir yararlı hizmet
sunmadığımızı görür “Eyvah!” deriz ama, son pişmanlık fayda vermez.
Zaten
1400 yılımız, okulsuz yıllar olarak heba olup gitti. Bugün ise, eğitime
başlamamız(okullaşmamız), hiç olmazsa bir girişim başlatmamız için boşa geçirecek
bir günümüz bile yoktur. Biliyoruz, buna karşı çıkacaklar, “Gericiliktir,
dinciliktir, çağdışıdır” diyecekler. Peki, Batı dünyası çağdaş değil mi?
Onların niçin papaz okulları, papazları var? Onlar da mı çağdışı? Değil.
Çünkü dünyada inançsız bir toplum yok, her toplumun dinini, inancını öğreten
okulları var. Okulu
olmayan tek toplum ALEVİLER… O halde Aleviler doğal ve anayasal hakları olan “OKUL AÇMA” işini çözümlemek için
devlete başvurma ve ivedi olarak bu haklarını alma sürecine girmişlerdir.
Bu kitapçığı dedelerimizle görüşerek,
birçok kaynakları inceleyerek hazırladık. Cenaze hizmetlerimizi, başkalarına muhtaç
olmadan kendimiz yerine getirebilmemiz için bu kitapçık bu konuda iyi bir eğitim
aracıdır. Her yerde canlarımız bu kitaptaki bilgileri iyice okuyup, ezberleyip, Alevi
Kültür Merkezleri’nde öğrenci yetiştirip, cenaze hizmetlerini çok kolaylıkla
yerine getirebilir, şuradan buradan, büyük maddi-manevi sıkıntılara katlanarak hoca
arama derdinden kurtulur. Hele hele,
cami hocalarına minnet etmekten kurtuluruz. Ayrıca, cemlerimizi yönetmek için “ALEVİLİK’TE
CEM” adlı kitabımız, dedelerimizin taliplerimizin hizmetine sunulmuştur ve her Alevi
eğitim kurumu ile tüm canlarımız yararlanabilir, cemin nasıl yürütüleceğini
kolayca öğrenip, öğretebilir.
DEDELERİMİZ VE OZANLARIMIZ
Aleviliği
anlatırken sadece felsefi yönünü ele alırsanız, ya da siyasi yönünü ön plana çıkartırsanız,
Alevilik, Alevilik olmaktan yani inanç olmaktan çıkar,
özünü kaybeder, gelecekte asimile olur gider.
Bilindiği
gibi Dedeler, Halk Ozanları ile birlikte 1400 yıllık Alevi inancını ve kültürünü
yaşatıp, günümüze dek getiren seyyidlerimizdir. Alevilik, dedelerimiz sayesinde
bugünlere ulaşabilmiştir. Aleviliği tam olarak anlamak ve yaşatmak Dedelik Kurumu’nu
anlamaktan geçer. Bu nedenle günümüzde yaşayan ve gelecekte de yaşayacak olan Alevi
inancının tüm boyutları ile anlaşılabilmesi ve gelecek kuşaklarımıza en doğru biçimde
aktarılabilmesi; inancımızla ilgili her türlü zahmeti ve yükü omuzlamış bu
insanların öğretilerine başvurmakla mümkün olacaktır.